kırık dökük ezgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kırık dökük ezgiler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Mart 2010 Cumartesi

ve aşkımızın karar kılmadığı hiçbir yer yokken...



ey kervancı, ey kervan!
leyla’mı nereye götürüyorsun,
leyla, canım ve yüreğim olduğu halde?
ey kervancı,
leyla’mı niçin götürüyorsun,
birbirimize yalnızken verdiğimiz sözlere tanrı şahitken?
ve aşkımızın karar kılmadığı hiçbir yer yokken?

ey kervancı,
leyla’mı nereye götürüyorsun,
ey kervancı,
leyla’mı niçin götürüyorsun,

inancımın tamamı geçici dünyaya dair
aşkın kıvılcımları yaşamın kendisi olmuş
oysa yarin hatırası aşkın bir damlasından bile güzeldir
aşık olmanın ateşi yaşamdan daha özgedir

tanrım kalplerdeki sevgiyi daima o kalplerde bırak,
benim kalbimde bıraktığın gibi
ve
leyla ile mecnun efsane oldular
oysa bizim hikayemiz sonsuzluğa erişti

sen şimdi aşkımın tek göstergesisin
hüznümün, güzümden okunmayan hali
bu hüznün elinden hangi hallerdeyim bilmiyorsun
senden sonra var olmadım ben tanrı biliyor
kalbimin yapraklarını gör ve git
tufan gibi inşa et hüznün dallarını
gül idik, gülleri derip git
ki ben gül ağacıydım
tufanın ayakları dibinde oturan
vücudunun bütün dallarını
tabiatın hışmıyla kır

13 Şubat 2010 Cumartesi

Acem Kızı

şanova, kırşehirin uzak, sakin ama verimli arazileriyle şanı yürüyen düzlüğü..lakin yazın kışın eksik olmaz ayazı...gündüzün kuru sıcağına rağmen bastırıverir yağmur hava kararmaya başladımı kızlar eğlene eğlene toplarlar çirleri, kurutulmaya bırakılmış her çeşit meyveyi, sebzeyi kerpiç evlerin damlarından...bu kızlar içinde bir güzel vardır ki güzelliği, neşesi, gülüşü dillere destan...acem kızı şanıyla yürür çıkar şanovaya..en zifiri karanlık saçlar onda en süt beyazı ten...neşesine sebep bulunmaz kimi zaman fakat gülen gözlerinde hüznü görmekte ahir zaman işi...düğün dernek günlerinde çeker gözlerine sürmesini, bir de başında al yazması ...bilinirki kız bakar anneler yaşı gelmiş oğullarına ama acem kızının aklından geçmezki beğenilmek zira gönül bulmuştur eşini... ali, yiğit, çalışkan,dürüst köyün yetim, garip delikanlısı..babasından kalma bir karış toprak ekilmez satılmaz...napsın ali gider ırgatlık eder başlarının tarlalarında...şanovada dillere destan bir aşk yürür şanıyla...hergün ter dökerken toprağa sevgi de dökerler ... kendi toprakları gibi sürer ekerler...çünkü sevmek ortak bir dünya yaratmaktır, bu dünyanın devamı için çalışmaktır emeklerce...ali ve acem kızı olurlar iki göz, iki el, bir yürek...ali bir bakar, tebessüm eder, acem kızı karşılık verir, ali tekrar bakar acem kızı utanır bir daha bakarken eğer başını...zülfün telleri dökülür yazmasından...bir çift söz bir bakışla yaşarlar aşklarını...bu böyle devam etseydi yani onlar kavuşsa, mutlu mesut bir yastığa baş koysalar unutulup giderdi sevdaları...aşk kavuşamamaktır kurak iklimlerde ve öyleydi şanovada da...bize türküsü bir de sızı kaldı ...acem kızı uzak bir köye yüzünü dahi görmediği bir beye karı oldu...şimdi sorarsınız acem kızı da aliyi seviyordu neden itiraz etmedi diye...aşk eğer iki kişilik yaşanabilseydi, yeryüzünde herkes bir eşini bulmuş olurdu...aşkı bencilce yaşayanlar kazanabilir ve mutlu olabilirler...aşk bencillerin işidir...ali kavuşamadığı sevdasına ağıtlar döker hava kararınca şanovada..bir garip sazı bir kendisi kalmıştır şanovada bir de sevdiğinin dokunduğu şu kuru toprak...tabiat her bahar yardıma koşar... döker sularını kavuşamayan aşıkların ateşini söndürmeye...kadınlar gençlik aşklarını yıkarlar her bahar tokaçla vura vura hırsını ala ala bu mağara sularında...


türkünün yöresi : kırşehir

kaynak : çekiç ali

sözler :


Çırpınıp da şanovaya çıkınca

Eğlen şanovada kal acem kızı

Uğrun uğrun kaş altından bakınca

Can telef ediyor gül acem kızı

Seni seven oğlan neylesin malı

Yumdukça gözünden döker mercan

Burnu fındık ağzı kahve fincanı

Şeker mi şerbet mi bal acem kızı



yorum için tavsiye ettiklerim : ayşegül ( güzelleme 3)

okan murat öztürk

neşet ertaş













30 Ocak 2010 Cumartesi

Gürcü Müziğine Giriş - Tusuri Satripialo







Müziğin birleştirici rolüyle...



Yaşasın halkların kardeşliği !



ve bu söylevin can bulmuş hali Kardeş Türküler den Vedat Yıldırım ın yorumuyla

Tusuri Satripialo

kırık dökük bir halk ezgisi

BGST albümünde dinledikten sonra karşıma SONBAHAR filminde çıkmıştı. Filmin kahramanı arkadaşıyla kafaları çekerken fonda Gürcü kadınlardan bu şarkı çalmaktaydı. Albümde de iki versiyonu var hepside güzel aslında ezgi güzel olunca hepsi ayrı bir tat gibi geliyor bana...



tu ase turpa ikavi

rad ver gamçnevdi iao

imad rom sikuvarulistvis

guli ar gamiğiao

ahla shva neba ver vnahe

alersit gamağviao

tkbiladats mai kurkura

kalta zed damartziao

...

madem böyle körpe idin neden fark edemedim seni

neden böyle bir sevgiye yüreğimi açmadım

bir yol var mıydı seni sevmekten başka

sen ki şefkatle uyandırdın beni

tatlı dille fısıldadın kollarına aldın beni

...

Gürcü müziğine dair keşfettiklerim devam edicek...

böyle başlamak istedim temeli olması bakımından.